İlk kez bir çarkın başına oturduğumuzda planımız yoktu; sadece elimizin altında dönen, söz dinlemeyen bir avuç toprak. Merkezlemeyi öğrenmek haftalar sürdü — beklemeyi öğrenmek daha da uzun.
Fırının kapağı ilk açıldığında anladık: bu işin en güzel anı, ne çıkacağını bilmemek.